Baktubal

Kafasına GöreTakılanların En Gözde Mekanı
 
AnasayfaSSSAramaKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
En son konular
» HERKES BAKSIN!!!!
Çarş. Ağus. 19, 2009 10:14 am tarafından Junior

» İkariam Nedir?
Çarş. Ağus. 19, 2009 9:57 am tarafından Junior

» Duyduk Duymadık Demeyin!! :shock:u
Çarş. Ağus. 19, 2009 9:55 am tarafından Junior

» bnm onerilerim
Çarş. Ağus. 19, 2009 9:46 am tarafından Junior

» C.Ronaldoo
Salı Ağus. 18, 2009 4:06 pm tarafından Underworld

» The Void 2009
Salı Ağus. 18, 2009 11:11 am tarafından Admin

» Ship Simulator 2008
Salı Ağus. 18, 2009 11:10 am tarafından Admin

» Guitar Hero 3
Salı Ağus. 18, 2009 11:08 am tarafından Admin

» Railroad Lines [2 ParT]
Salı Ağus. 18, 2009 11:07 am tarafından Admin

Giriş yap
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni hatırla: 
:: Şifremi unuttum
En iyi yollayıcılar
Junior
 
Admin
 
aysechik
 
afili-yalnizlik
 
maddoxx
 
niyazi263
 
fatihhh
 
T-ReX
 
atmaca
 
ByyéL
 
Kimler hatta?
Toplam 1 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 1 Misafir

Yok

Sitede bugüne kadar en çok 15 kişi Salı Ekim 23, 2012 10:36 pm tarihinde online oldu.
Istatistikler
Toplam 72 kayıtlı kullanıcımız var
Son kaydolan kullanıcımız: Yüksek Gerilim

Kullanıcılarımız toplam 613 mesaj attılar bunda 249 konu
Forum
Pagerank
Pagerank
Reklam

Paylaş | 
 

 Sancı ( 4 )

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
aysechik



Mesaj Sayısı : 99
Kayıt tarihi : 06/04/09

MesajKonu: Sancı ( 4 )   Çarş. Haz. 17, 2009 1:48 pm

Kapının ısrarlı vuruşları, Sulhi Bey ve diğerlerinin konuşmalarını bıçak gibi kesmiş, ortalıkta buz gibi bir hava ağırlığını hissettirmeye başlamıştı. Sulhi Bey :
"Arkadaşlar ne oluyor ! bir dakika, kapıya vuranlarda kim? Oğlum kapıya baksana neredesin?"
"Tamam abi ,şimdi açtım."
Yusuf kapıyı açtığında, hiç tanımadığı dört kişiyle karşılaştı.
"Buyurun kime baktınız."
Kapının önündeki başı kel, hafif şişman, kırmızı suratlı olan, kendinden emin bir şekilde elindeki kimliği göstererek biz polisiz, dernek yöneticisiyle görüşeceğiz."

" Şey, tamam tamam buyurun içerde Sulhi Bey"
Kapıdaki konuşmaları merak eden Sulhi Bey ve diğerleri de kapıya doğru gelmişlerdi.
Yusuf : " Abi polis beyler sizinle görüşmek istiyorlar"
"Hoş geldiniz memur beyler, buyurun ne istemiştiniz?"
" Müsait bir odada yalnız görüşmemiz mümkün mü acaba?"
Sulhi Bey: "Elbette diyerek kendi çalışma odasını gösterdi."
Kapıda konuşan polis: "Ben Komiser Ayhan, bunlarda polis arkadaşlarımız"
"Tekrar hoş geldiniz bende Dernek Başkanı Sulhi Nail"
" Bizlerin burada bulunuş sebebimiz; derneğinizle ilgili bazı ithamlar ve şüpheler var" Sulhi Bey şaşırmış bir ses tonuyla, acıyla karışık gülerek:
"Komiserim, böyle bir şey nasıl olur? Nasıl bir ithammış biraz daha açık konuşabilir misiniz?"

" Dün Banu isminde üniversiteli bir genç kız, intihara teşebbüs etmiş, az kalsın ölüyormuş. Ailesi son zamanlarda kızlarının hal ve hareketlerinde, çok fazla değişiklikler olduğunu söylediler. Ve günlüklerinde, -özgürlük yuvamızdan bir beyaz güvercin daha uçacak sonsuzluk iklimine- diye notlar bulunmuş."

"Tamamda komiserim, her özgürlük kelimesi illa bizi mi
zan altında bırakacak. Derneğimiz, çağdaş bir Türkiye'nin yücelmesi için; gençlerimize burs vererek, kalacak yer temin ederek, onların çağın bilgisiyle yetişmeleri amacıyla var gücümüzle çalışmaktadır"
" Bu, sadece bir şüphe yanlış anlamayın. Banu' yu tanıyor musunuz.?"
"Evet tanıyorum bizim buraya ara sıra gelir giderdi. Son zamanlar pek görmedim."
"Dernek izin belgeniz ve tüzüğünüzü görebilir miyim."
Sulhi Bey vitrindeki çekmeceyi açarak bir klasör aldı."
"Tabi buyurun" Diyerek uzattı.

Komisere evraklara bir göz attıktan sonra: " Teşekkür ederim, arkadaşlar şimdilik işimiz bitti artık gidebiliriz" deyip ayağa kalktılar.
Sulhi Bey ve dernektekiler polisleri kapıya kadar uğurladılar. Onlar gittikten sonra meraklı gözlerle Sulhi Beye yönelerek:
" Ne oldu Abi?" diye sordular.
" Çocuklar, adımlarınızı atarken daha dikkatli olmanız lazım. Banu, kendince kurtuluşa ermek istemiş. Geride de bizi sıkıntıya sokacak deliller bırakmış. Bundan sonra kontrollü hareket edeceğiz."
Hepside çok şaşırmış halde başlarıyla onayladılar.

....

Hava çoktan kararmış , Gül hâla uyuyordu. Annesi kızının böyle uyumasına bir anlam verememiş. Merakını yenmek için ara sıra Gül'ün odasına bakıyordu. Eşi gelmek üzereydi. Kızını kaldırmaya karar verdi.

" Gül ! Kızım kalk artık, vakit çok geç oldu. Baban gelecek şimdi."
Gül gözlerini açamıyordu. Başındaki ağrı hala devam ediyor, kalkmayı hiç istemiyordu.
" Anne, saat kaç oldu? Hala başım ağrıyor, lütfen biraz daha yatayım"
" Olmaz kızım, şimdi baban gelmek üzere, hadi topla kendini, kalk yemek yiyeceğiz."
" Tamam kalkıyorum tamam"
Sena Hanım, akşam yemeğini masaya hazırlarken kapı zili çaldı. Kapıyı açtığında eşi: " iyi akşamlar hayatım"
"İyi akşamlar hoş geldin canım"
Ziya Bey koltuğa oturduktan sonra: "Nasılsınız hayatım ? gül nerede?"
" Gül odasında, şimdi geliyor"
"Canım , sana bir mektup geldi . Ama kimden geldiği belli değil" Diyerek mektubu eşine uzattı.

Eşi, mektubu eline aldı. "Kimden acaba?" deyip, merakla mektubu açtı. Okurken şaşkınlığı yüzüne yansıyordu.
Devamı Var...

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Sancı ( 4 )
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Baktubal :: Sizden Gelenler :: Şiirler-
Buraya geçin: